10 Mart 2007 Cumartesi

Geratewol Kıtası - Larien Zindanları

Kaçış

O gün zindanlarda alışık olunmayan bir hareketlilik vardı.Mahkumlardan birinin fenalaştığını, içlerinden en irisi olan bir gomoda söylediler.O, kafasının sol tarafında tam 19 dikişi olan ve gözleri tıpkı zindan duvarları gibi gri olan biriydi.

Yanlarına gittiğinde ; Larkin, Donao’yu tutmuş, bir şeyler mırıldanıyordu.Larkin gomoda baktı ve şansının niye hiç yanında olmadığını düşündü.En iri gardiyan denk gelmişti o gün.Gomod , parmaklıklar arkasından bakarak içeriye göz gezdirdi.Sonra Larkin’e dönüp “Nesi var?” diye sordu.Larkin heyecan içinde “Bi – bilmiyorum,birden bayıldı.Hücre çok soğuk, ondan olmalı.” dedi.Mahkumların üstünde sadece , bir bez parçası sayılabilecek bir giysi vardı.Gomod biraz düşündükten sonra, belindeki anahtarlarını isteksizce çıkardı.Kapıyı açarken Larkin’e hücrenin köşesini gösterip , “Sen şurada kal !” diye homurdandı.Larkin köşeye çekilmişti.Donao’ya bakmak için eğilen gomod , başta bir anormallik göremedi.Şu ana kadar işler tam Larkin’in planladığı gibi gidiyordu.

Neredeyse bir buçuk yıldır bu günü düşünüyordu.Günlerce her ayrıntıyı düşünüp her olasılığı hesaplamıştı.Bu kasvetli ve ürkünç adadan kaçmayı ve Lairen İmparatorluğu tarafından işgal altında bulunan Uruano’daki ailesini bulmayı o kadar çok istiyordu ki, artık her şeyi göze alabilirdi.

8 yıl önce Uruona’daki Kast Gölü’ne gelen Lairen ticaret gemisiyle Allat’a , hamallıktan daha fazla para kazanmak için gelmişti.Ancak bir gün çalıştığı adamın mallarını taşırken, bir hırsız onu durdurmuştu.Hırsız, onlar gibi giyinmişti.Larkin adamın ne yaptığına anlam veremeden, adam onun üzerine atlamıştı.Kısa bir boğuşmadan sonra Larkin, adamın karnına yerden aldığı demir parçasını saplamıştı.Olay yerine gelen muhafızlar, Larkin’in sözlerine inanmamışlardı.Bir insan ölmüştü ve Uruanolu bir hamal yüzünden kimse mahkemede uğraşmak istemezdi.Ve hiçbir şey söylemesine izin vermeden zindanlara yollanmıştı.

Larkin’in düşüncelerini gomodun homurtusu böldü.”Bunun bir şeyi yok. Seni yalancı !”.Gomod şimdi Larkin’in boğazına sarılmıştı.

Larkin bir an tüm planın sarpa sardığını, her şeyin bittiğini düşündü.

Onun mororan yüzüne bakan Donao, yatağın altından çıkardığı ,son verdikleri yemeğin tasını,gomodun kafasına indirdi.Gomod birden arkasını dönmüştü.Larkin, bir gün yemekte verdikleri, neredeyse sadece kemik olan çiğ etin kemiğini saklamıştı.Bu kemiği hücrenin zeminini kullanarak keskin ve sivri uçlu bir bıçak haline getirmişti.Gomodun arkasını dönmesini fırsat bilen Larkin, bıçağı sakladığı tuğlanın arkasından çıkardı.Gomodların zayıf noktalarını önceden çalıştığı için, kemiği hiç düşünmeden, onun sağ omzunun on santim kadar altına sapladı.Ancak gomodun kıyafetinden ,bıçağın çok az girdiğini görünce iki eliyle var gücüyle bastırdı.Bıçak gomodun kalbiyle akciğeri arasındaki damarların toplandığı yere saplanmıştı.Onun pirinç pullu zırhının artık kirden siyah olmuş pullarının arasında bıçağı sokmayı başaran Larkin’in elleri, onun simsiyah ve balçığa benzeyen kanıyla dolmuştu.

0 Yorum: